Tag Archives: kayıp

İhanetin damarlarımda en çok biriktiği yaşlardayım..

Damarımdan akan kanın kırmızı olmadığını ispat edecek denli riyalar var,
ve ben yaşlanmaktan aslında neden korktuğumu bu yüzden anladım,
ihanetin damarlarımda en çok biriktiği yaşlardayım..
Tanrım!!!
Ne olursun bir kere dahi olsa ;
ne atalarımız,
ne analarımız, onlar değil de ben haklı çıkayım…
Başımı öne eğdiniz..
Her kim isen; var olman bile beni ben olmaktan utandırıyor şuanda…
İçimi ağlattınız,
Ve bu yaz gününde şimşekleri susturmanın derdindeyim…

İlknur Kırbaş,

07.09.2011

4 Comments

Filed under SIIRIMTRAK, SOZ BAZARI, YAZILARIM

İnsan Tarlaları..

Ne biz ölmeyi istiyoruz, ne de toprak bizim ölüp ona karışmamızı bekliyor.. Çünkü toprak ona bir tohum ekilince üretir, çoğaltır, ancak toprağa ekilen bir insan ona karışır.. Toprağa ekilmekle de bir hayli uyumluyuz, özümüz topraktan.. Mezarlıklar da birer insan tarlası, bahçesi aslında..
03.06.2011

Leave a comment

Filed under YAZILARIM, YOKLUGA

Kimseler

Üniversiteden mezun olduğum yaşımda, umutlarla hayata kucak açmıştım.. Bir başka olacaktı herşey, herkes.. Kendimi Ankara‘da bırakacak, İstanbul‘da yeniden doğacaktım.. Heyecan, hareket ve bilinmezliğin büyüsünün çarkında bir oradan bir buraya, sevinçlerim havalara zıplatıyorken beni, bir mihenk taşının üzerinde oturmuştum.. Sonun başlangıcı, başlangıcın sonu.. Mihenk taşının üzerindeymişim.. O yaşımın öncesi kaybolup gitmiş, kaybolup giderken yerine umutların ve hayallerin ördüğü insan değil bambaşka biri oluvermişim.. Bunu daha yeni anlıyorum.. Çok yeni anlıyorum.. Bir kişi değilim..On kişi birden barındırıyorum içimde.. Lise yıllarındaki kimse, Üniversite yıllarındaki kimse, Ankara’dan ayrılan kimse.. ve limana yaklaştığını zanneden, halbuki okyanusun tam ortasına demir atmış, sağdan soldan gelecek fırtınalara karşı hazırlıksız, bilmeden, “sakinim, huzurluyum” aldatmacasıyla hayata yeni yeni gözünü açmaya çalışan İSTANBUL KİMSESİ !!!! Continue reading

Leave a comment

Filed under YAZILARIM

Kaçan anları anlatmak

Kaçan anların ve biten zamanın kaybettirdiklerini anlatmaktı derdim.. Her anın en ince detayında yakalamış olduğum ahengin değerini gösterebilmekti..
İlknur Kırbaş
29.06.2010

Leave a comment

Filed under SOZ BAZARI

Elifcanım'a

Bakışım yalan değildi..
Gülüşümse kendim..
İçimden gelen sözüm, gözümün bebeği idi..
Ona dokundum. Onu hissettim.
O yok dediler.. Onun gittiğini söylediler.
Bir tahta parçası arama girmiş ise de ben ona dokundum, onu gördüm, sıcacıktı ve yaşıyordu.

Ağlayacaktım, ağlamadım, çünkü kızardı, gülmeyi sevenin ardından ağlamak yakışmazdı.
Tebessümle; “oyun mu oynuyor acaba? Bir sürpriz mi var bu işin sonunda?” diye de düşündürdü bir an..

Gözyaşı yakışmazdı ona..
Onu her türlü yaşatmak gerekirdi..
Bu hayatta onun için, onun adına her bir şekliyle gülerek ve sevgisini de bilerek,
Hoşluklarla,
Birlikte Gladyatörü seyrederken çıldıra çıldıra;
“Russal Crowe’dan daha yakışıklı adam yok işte” diye diye inat olsun tüm erkeklere,
“ohhh canımıza değsin emi”  kıkır kıkır gülerek..

Sayın Kırbaş bana bir yorgan izni versene..
Sayın Kırbaş ben sinirlerimi aldırdırdım…kıh kıh kıh..
“Sen beni kanser edecen yaaaa” ..

E ben de ettim valla da ettim billa da ettim…
Al sana yorgan izni dilediğin kadar yat uyu dinlen işte..
Biz de geliyoruz yakınlarda bir zamanda..
Sürpriz yapacağız sana.

Elifim..

Söz,  Elif’in arapçadaki anlamını kimseye söylemeyeceğim..
Ama bana Aya Irini’deki Garbarek konserinde attığın kazığı da asla unutmayacağım…
Rezalet..!!
O ciddi konseri, gülme krizleri ile geçirip bir an önce rezil olmadan çıkıp gidelim diye dualar edip, yerin dibine girmiştim..

Az derdimi dinlemedin..
“Aham” yüzünden sabahın yedisinde arayıp “zır zır” çıldırmış, kopmuş ilknuru sabır ve tebessümle çok dinledin..

Gıcıklığına en karmaşık puzzle’ları aldım ben sana:)))
Sen de bana bir güzel sayıp sövüyordun…
Ayşe Teyze de demiş.
Bu kız bulamamış mı başka puzzle diye ,
öldük bittik bunu yapana kadar,
almasın bize puzzle felan bundan sonra :)))

Elifcanım’a
 
İlknur Kırbaş
05.05.2010

Leave a comment

Filed under YAZILARIM