Tag Archives: ihanet

Bu Aralar Tüm Masallar Doludizgin ve Kusurlu….

Saçını taramak zordur mesela,
Zordur kimi zaman “günaydın” demek..
Bir “merhaba”nın bile kabul edilmediği anlarda gülümsemek..
Suçunun ne olduğunu bilememek…
Yıkılmak ertesinde, tüm olup bitenlerin ardından gelen cevapsız aramalara,
Sebepsiz ağız bükmelere?

Yapmam gereken “yeter artık” demekti..
Sandım ki dünyanın sonu gelecek ve ben altında ezileceğim,
Beni oradan buradan arayan numaralara “yeter artık” derken saat başı..
Sana ” bunu yapamadım” …..
Bir o kadar da; “ne için yeter, neyin yeteri” bunun cevabını kendime bile veremezken…

Zordu her şey çok zordu,
Ceketimin düğmesini iliklemek zordu..
Hayır çoraplarımı giymek daha zordu….

İlknur Kırbaş,
29.06.2012; 10:39

Leave a comment

Filed under SIIRIMTRAK, YAZILARIM, YOKLUGA

YÜZÜNÜN ASTARI

Yaptığın yolculukları bir bir sayınca;
Uzun yollardan gelmiş keşişler gibi göründün bana.
Hayran kaldım, yücelttim seni en ulu dağlara,
En derinden bağıra bağıra yüzeye çıkan yalanları,
Görmek için uğraştım bir ara..
Araya eller girdi sonra..
Fısıltılar geldi kulağıma,
Ben azıcık “neden” diye sorduğumda;
Hayatı boyunca sadece almaktan muzdarip,
Çekincesiz isteyen,
Seni gördüm..
Benim verdiklerimin bir önemi olmadığını haykırdın bana,
Aslında hiç bir şey demedin,
“Yeni bir şey alamam artık” manevralarınla,
Tüm dünya suçluyken haklı olan bir tek sendin!.
Yahu ne diyeyim artık ben sana?

İlknur Kırbaş,
29.06.2012, 9:37

Leave a comment

Filed under AZICIK ELESTIRI, SIIRIMTRAK, YAZILARIM

Sert rüzgarının yağdırdığı yağmurun sürüklediği çamur

Hey!!
Durduk yerde karşıma çıkan,
Kaçtığım, önemsemediğim,
Senin umrunda bile olmadığım,
Beni yerden yere vurmaya tenezzül dahi etmeyen hayat;

Bu kumarın her türlü galibi sensin,
Bütünlüğünün basit bir bileşeni olarak,
Dünya aleminde gerekeni yapıyorum.

Çok da acıtmıyor.
Doktorlar da hemfikir ve ikna oldular;
“Senin ağrı eşiğin çok yüksekmiş” dediler.
“Yok o öyle değil aslında, eşiği yüksek olan acıyı yüklenme kapasitem” dedim içimden.
ve sindirebilmem.

Suskunluğum; yer gök inlese de burnum daha çok sürtülmesin diye sessiz kalabilmeyi kabullenmektir.
“Dur!!” demeseler coşup yıkacaktım ama, aslında yanılan bendim.

İşin gerçeği;
Doğanın kökünden gelen sert rüzgarının yağdırdığı yağmurun sürüklediği çamuru görünce!!
Yahu bu alemi adam zannedip, insan yerine koymak bir tek bana mı kaldı?

Kalın sağlıcakla.

İlknur Kırbaş,

03.10.2011

1 Comment

Filed under ENERJI, MISTIK, YAZILARIM, YOKLUGA

Gidene dur diyemezsin…

 

 

 

 

Dolmuş birikmiş  damlalar akıp gidiyor şuanda,
Kaş yapayım derken göz çıkarttıklarım…
Yahu kabul dünyanın en kötü insanı benim..
Ama bunu yüzüme deyip deyip de beni ağlatıp durmayın..!!!
Dünyanın en kötü insanı olma sıfatını alıyorsunuz elimden..!!
Ama yok bu da zayıflıktır?
O damlaları akıttığımı buraya yazmamalıyım ben!!!
Yazıyorum işte var mı ötesi..
Akıyorlar…
Akıyor….!!!

Şu kadının gözü arkada kalmasın yalnız komayın beni..
Çağan da benim gibi, ve bu beni öldürüyor…
Saf insan sevgisi geçmiş ona da…
Yavrum benim…
Bu da beni kahrediyor,
Ona ihaneti nasıl anlatacağım ben?
Ben ne diyeceğim?
Hay Allah benim belamı versin emi…!!!

İlknur Kırbaş,
saati sabah ezanı sonrası..
08.09.2011

2 Comments

Filed under ENERJI, SIIRIMTRAK, YAZILARIM

İhanetin damarlarımda en çok biriktiği yaşlardayım..

Damarımdan akan kanın kırmızı olmadığını ispat edecek denli riyalar var,
ve ben yaşlanmaktan aslında neden korktuğumu bu yüzden anladım,
ihanetin damarlarımda en çok biriktiği yaşlardayım..
Tanrım!!!
Ne olursun bir kere dahi olsa ;
ne atalarımız,
ne analarımız, onlar değil de ben haklı çıkayım…
Başımı öne eğdiniz..
Her kim isen; var olman bile beni ben olmaktan utandırıyor şuanda…
İçimi ağlattınız,
Ve bu yaz gününde şimşekleri susturmanın derdindeyim…

İlknur Kırbaş,

07.09.2011

4 Comments

Filed under SIIRIMTRAK, SOZ BAZARI, YAZILARIM