Tag Archives: denge

Herkes kendi evinin çöpünü temizlerse bu sokaklar temiz olur…

Daha ağırbaşlı, daha hazımlı ve birbirimizi daha iyi anlayarak; Eğer mutsuz isen ben senin mutlu olabilmen için ne yapabilirim? Hadi gelin hep birlikte paylaşalım bu sonsuz deryayı, mutluluk zor bulunan, sıkıntıyla elde edilen bir şey değil. O var, doğal, sade, ve hep yanıbaşımızda farkedilmeyi bekliyor.

İçimizde birbiri ile çarpışıp duran;
Geçmişimiz,
Geleceğimiz,
İsteklerimiz,
İstemediklerimiz,
Azıyla yetinemediklerimiz,
Kendimizin bile çözemediğ, anlayamadığı birbiriyle alakası olmayan farklı duygularımız,
Aslında hiç olmadığımız ama sürekli saklama derdinde olduğumuz kendi gerçeğimiz, GERÇEK OLAN KENDİMİZ.
Korkularımız,
Başkaları tarafından bilinçaltımıza ve bilinçüstümüze çivilenen günah, ayıp, yanlış sandıklarımız,
En önemlisi kendimiz de dahil VAR OLDUĞUNU, gerçek olduğunu kabullenmeyi reddettiğimiz herşey…!!
Mutluluğu görmemizi engelliyor..

“Kendini bil” der atalarımız, arın der, O arınma içimizde birbiri ile çarpışan iki düşmanın hangisinin daha çok beslendiği ile alakalı. Kötü hisleri bastırmak zor evet, var olduklarını kabul edip asıl savaşı bununla vermek gerekir. Melek olmamız da beklenmiyor çünkü bu doğamıza ters dengeyi de bozuyor. Denge bizden istenen tek eylem..Denge, ile dualite, yani iki sesin de kısılması kendimiz dahil dışarıdan da gelecek kakafoninin susturulmasıyla olabiliyor..Ortalık sessizleşip sakinleşince geriye, boş olmayan ama huzur içinde bir ruh kalıyor, o ruh rahatlıyor ve asıl işine dönüyor, özünü daha iyi anlıyor, kendini biliyor ve tanıyor…

“Ben buyum, ben hayatımı istediğim gibi yaşarım, bu benim özgürlüğüm” sözleri aslında bunu söyleyen insanda en büyük kaçısın ve saklanması gereken kocaman bir iç çatışmasının olduğunun sinyalini veriyor bana..

Kimse sana iyisin demeden “ay ben çok iyiyim” deme..
Kimse sana ne kadar olgunsun demeden sen “ben çok olgunum” deme..
Kimse sana sen olmuşsun, bilgelik kazanmışsın demeden “ben bilgeyim” deme.

Aslında kimse kimseye de bir şey demesin bence, herkes kendi işine gücüne baksın. İşin aslı bizim hiçbirimizi onun, bunun bilgeliği şusu, busu ilgilendirmiyor, bizi kendimizden, kendi dengemizden başka hiçbirşey ilgilendirmiyor..

Herkes kendi evinin çöpünü temizlediği takdirde bu sokaklar temiz olur..Kimseye de o temizliğin nasıl yapılacağını öğretemezsiniz, anlattıklarınız karşınızdakinin algıladığı kadardır…

Ha bir de geçmiş size ulaşmaya çalışmıyorsa, siz onun karşısına çıkmaya kalkışmayın..

Okuduğunuz için teşekkür ederim,
Sevgiler,
İlknur Kırbaş,
01.10.2011

1 Comment

Filed under ENERJI, MISTIK, YAZILARIM, YOKLUGA

“O” mutlu diye “ben mutlu değilim” …!!!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ona buna şuna gösteriş olsun diye,
MUTLU olamazsın.
Mutluluğun reklamı olmaz.
Mutluluk ve saadet çok özeldir ve kuytu köşelerde saklanmalıdır..
Mutluluğun en doruklarında olduğu anlardır suskunluk…
Bir başkasının mutluluğunu istemeyen;
Kendisinin de çok mutlu olduğunu haykırırsa mesela,
ve sana,ona, buna;
“Aha da bak ben çok bahtiyarım ama sende bu yok!” hükmündeki bilgeliği ile..!!!!
Dünyanın bütün sırları çözülmüş de bizim haberimiz olmamış!!
Bana ne ulan diyeceğim, ağzıma yakışmıyor,
Yok diyeceğim bunu “bana ne ulan!!!”
Bu dünya insanının mutluluğu tartışılmaz da, kullanılmaz da,
Yorumsuzdur!
Bilemezsiniz…
Eğer gerçek Mutluluğu yaşıyorsanız bunu herkes hisseder, anlar, saygı duyar…
Diğer türlüsüne ben MASKARALIK, MAYMUNLUK ve kendini bilmezlik diyebilirim..
Sevginin katilleridir bu tür insanlar, nefret ekerler…
O nefreti de kendi elleri ile biçerler..

Herkes eşit bizim bahçemizde…

EŞİT…

Daha iyisi ya da daha kötüsü yok..

Herkes eşit..

İnce bir ayrıntı var yalnız..
“Haddini bilmek, dur denilen yerde durup beklemek..”

Çalsın sazlar oynasın kızlar,
Haydi hayda di hayda, eller havaya…….!!!!

İlknur Kırbaş,
zamanın birinde…

6 Comments

Filed under ENERJI, SIIRIMTRAK, SOZ BAZARI, YAZILARIM

Dualite

 

 

 

 

Affım yok beni hiçe sayana..
ve hiçlikten çok da fazla olamamasına ramak kalana..
Sadece kendini düşünüp,
Sadece kendine bakana.

Affederim.
Kolay unuturum.
Çok da severim..

Ama sevmek kadar nefret etmek için de hakkım vardır benim yaratılan özümde…

Nefreti de yok ederim…
Düşünmeyerek,
Yok sayarak,
Onu inkar ederim.

“Nefret ettim” dediğime de,
Adımı ilk atan ben olmadan,
Bana edilen her ilk “nefretin” karşılığını onlara birebir denk ederim..

İlknur Kırbaş,
12.09.2011 (23:44)

2 Comments

Filed under SIIRIMTRAK, SOZ BAZARI, YAZILARIM

Başkalarının Ayakkabıları

Denedim.. Kızkardeşimin ayağına azıcık büyük olan şık bir ayakkabısı vardı, hadi ben alayım giyeyim dedim, olmadı. Olmadığı, bana ait olmadığı çok belli olan o ayakkabı onu giydiğimde üzerimde ve ayaklarımda çok da komik durdu..

Kadın çalışmış, emeğinin karşılığında kazandığı para ile gitmiş kendi zevkine göre almış bir ayakkabı. Zevki de benim değil, rengini de ben seçmemişim, ha bir de ona uygun kıyafetim de yok gittikçe zorlaşmaya başladı bu iş.. Continue reading

2 Comments

Filed under ENERJI, YAZILARIM

Söğüt Dalları

En büyük sorudur ve en zor olanı…
Benle mi bensiz mi..?
Anladım ki ben yalnız yürüyeli beri hep yalnız olabilmeyi içime almışım…
Ve aramamışım başkasını..
Destek mi?
Azıcık bana da destek.
Desteğe ihtiyacım var ve hep olacak!
Kimse hayata karşı tek başına duracak kadar güçlü olamamış,
Olabilememiş…
Yaprakları yerlere eğilen söğüt dalları gibi..
Tek düşmanı sandığı rüzgara karşı koyamayan…
Karşı koymuşluğu vardır ama kime?
Çocukluğumdan beridir rüzagara boyun eğebilen bir tek söğüt dallarını tanıdım ben..!!

İlknur Kırbaş, 04.08.2011

2 Comments

Filed under ENERJI, SIIRIMTRAK, YAZILARIM