Siz neden minibüs sigortacılığı yapmıyorsunuz? Yoksa minibüs alacak paranız mı yok?

15.10.2012 tarihinde işyerime doğru yol almış gidiyorken birden bire bir minibüs ile burun buruna geldim.. Minibüs’ün üzerinde Doğal Afet Sigortalar Kurumu’nun logosu vardı.. Münibüs Adana Seyhan TEDAŞ’ın önünde park edilmişti. İlk anda aklıma DASK’ın tanıtım amaçlı kullanılan araçları geldi, herhalde onlardan birisidir dedim.. Bindiğim araçtan iner inmez elimde fotoğraf makinesi ile meşhur minibüsün yanına gittim. İçinde 3 tane adam vardı.. Minibüs’ün DUVARINDA Acentelik Yetki Belgesi asılı idi…(Bir işyerinde yetki belgesi asılmak zorundadır, aman diyim atlamayın bunu) Yetki belgesi şöyle diyor ; gel vatandaş gel, DASK’ın alası burda, kesmece bunlar, gelll, gelll, büyyrüünnn !! )

Nereden başlayacaktım? Kime gidecektim? Meslek yasası ve yönetmeliğine ters düşen bu durumla ilgili ne yapmam gerekiyordu. Yahu bizim bir derneğimiz var, Ticaret Odası Meslek Komisyonumuz var, İcra Kurulumuz var dedim kendi kendime? Ben bir günde bu işi sonuçlandırırım tabi ki. Ha bir de bu kişilere poliçe düzenleme yetkisi veren Türkiye’nin gözde Sigorta Şirketleri var.. Görseler kimbilir ne kadar üzülürler, Bölge Müdürlükleri ayağa kalkar, bütün Bölge Müdürleri minibüsün bulunduğu yere gidip tek tek hesap sorar..

Şüphesiz ki en büyük hesapları onlar sorar!!

Bu minibüs işini farkedene kadar meğerse herkes bu durumdan haberdarmış iyi mi? Azıcık rahatsız olmuşlar, içlerinden bakarız, hallederiz demişler. Her bakarız, hallederiz denilen işin başına geldiği gibi bir kaç gün sonra çözüme ulaşmadan zamanla unutulmak üzere gönüllerinden atıvermişler..

Dünyanın hangi ülkesinde elinizde bir yasa, yönetmelik varken kimseye haklılığınızı kabul ettiremezsiniz, dikkatleri üzerinize çekemezsiniz? Dünyanın neresinde bu olmaz?

Dünyada hangi şirket işportacılık yapan bir satış kanalıyla çalışmak ister, bunu kendine yedirir? Kurumsal söylemlerle, kalite kalite diye bağıran, biz çok janjan’lıyız herkesle muhatap olmayız, çalışacağımız kişileri, kurumları özenle seçeriz deyip kendi logosunu teslim ettiği bir iş ortağının İŞPORTA’cılık yapmasına tahammül gösterebilir? İŞPORTACI acentenin üretim yazdığı şirketlerin adını belirtmeme gerek yok çünkü bugün bu acente kendisinin bağlı olmadığı şirketlerden birine başvursa üretim yazacağım diye o şirket bu kişiye yeni bir acentelik daha verir, buna şüphe yok.. Tüyo olsun diyorsanız 2012′de açıklanan üretim sıralamasında yer alan ilk 10 şirketin hangileri olduğunu bilmeniz yeterlidir.

Hangi meslek mensubu kendisi ile aynı mesleği icra eden kişinin aynı işi işportaya düşürüp yerlerde sürünerek yapmasını kendisine, saygınlığına yedirebilir ?

Demek ki şirketlerin beklentileri bu düzeydeymiş. Demek ki Şirketler ; kirasını verip ofisini açan, içini dekore ettiren, müşteri karşısında en kuvvetli haliyle kendisini temsil eden bilgili, görgülü, aklı başında hizmet veren iş ortakları ile çalışmayı tercih etmiyormuş..

Şimdi elimden geldiğince çevremdeki insanların güzel desteği ve katkılarıyla ulaşabildiğim her yere ulaşmaya çalışıyorum, yeter ki bir sonuç alınsın.. Gerekli yasal yaptırım uygulansın, mesleğin itibarı kurtulsun. Sigortacı Camia’sı bu durumu kendine yediremesin, elinden ne geliyorsa yapsın, benzeri olayları ortaya döksün, sonra da ortadan kaldırsın, yaptığı işin ne kadar zor ve çetrefilli olduğunu herkese duyursun, iyice ayaklar altına alınan saygınlığı için olmadı bir el kaldırsın.. Haklarına sahip çıksın, usulsüzlüklerle hukukun yoluyla savaşsın..

Azıcık düşünsün Sigortacılık Camia’sı. Bugün bunu yapanlar, yarın kimbilir daha neler yapacak.. Bize kendimizden başka kimse sahip çıkmayacak, bizim bizden başka dostumuz olmayacak. Olamayacak, beraber olmadığımız sürece benzeri olaylar olacak, ve biz hep yakınacağız ama bir şey yapamayacağız.

Herkesin benzeri sözleri biraraya getirip tekrar ettiği bir ortamda bir daha aynı sözleri söyleyip kimsenin başını ağrıtmak istemiyorum.. O minibüs hala orada duruyorken diyeceklerime şimdilik ara veriyorum.

Lütfen BİR olalım.

Sevgilerimle,

17.10.2012

İlknur Kırbaş

BİRLİĞE ÇAĞRI :

 

5 Comments

Filed under AZICIK ELESTIRI, YAZILARIM

5 responses to “Siz neden minibüs sigortacılığı yapmıyorsunuz? Yoksa minibüs alacak paranız mı yok?

  1. Merak ediyorum, artık Goupama Güney Bölge Müdürü Bülent Hadi AYSALAN bey artık her semt pazarına bir minibüslü acentesini gönderir mi?

    Böylece domates patlıcan alırken bir de poliçe kestirirdik… Bu şekilde müşterinin ayağına giderek tam “ayak işi” olurdu Groupoma…

    Yalnız iki küçük ayrıntı kafama takıldı…

    Yasal ofis dışında poliçe kesmek kanunlara aykırı olduğu halde, Goupama bu poliçeleri onaylayarak suça ortaklık etmiş olmuyor mu?

    Denetleyici Hazine Müsteşarlığı poliçelerin kesildiği IP adreslerini kontrol ederek bunu anlamayacak kadar beceriksiz mi?

  2. çiğdem türkmen

    ben yıllardır bağırıyorum: pazarlamacı değilim sigortacıyım diye, tencere tava satmıyorum. bir ofisim var personelim var, müşterilerim gelicek ofisime çay kahve içecek kendisini sigorta konusunda bilgilendireceğim ve en uygun şeklinde poliçe hazırlayacağım…….ama böyle değilmiş demek ki…. artık pazarda işporta da satılacak bizim poliçeler öyle mi?????????????????

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s