Hasretle yandığım topraklarda ekili hasetleri biçecek gençliğim nerede…!!!

Kafalar olmuş çorba, akıllarda birer torba.. Düşünmeden eğlenmek için, aslında hiç bir şey yapmadan yaşadığına aldanmak bu olsa gerek..

Ay-fonları sevmiyorum..Benim bir telefonum var sadece konuşmaya yarıyor, doğru düzgün fotoğraf bile çekmiyor, ama tüm işlerimi onunla hallediyor gibiyim…Ha bu arada ben de kendi notbukumun kölesiyim.. O yanımda olsun da! (Belki de bu yüzden “ay”lara ihtiyaç duymamaktayım..)

Televizyon kanallarında, amerikan dizilerine çok takılıyorum, heyecan veriyor belli ki, sürekle olay yeri incelemelerine bakıyor, cinayetleri çözmeye çalışıyorum, deli miyim neyim? Varsa bir sorun felan çağırın çözeyim.. Pratikte ne teknik, ne teknolojik illaki fikşın!!.. Okumayı bırakalı yıllar oldu diyeceğim, ayıp olacak.. Okuyorum işte, akşamları uyumadan önce sayfaları çeviriyorum, onlar da “fikşın” gece rüyama giriyor sonra, konu da rejenerasyon! Rüyama girmesin, aman uykularım kaçmasın bahanesiyle kitabı bitirmeyi sallıyorum, iyi mi?Şafak Vakti serisine dalmaktan daha manalı geliyor yine de…

Sabahları yataktan kalkmanın en büyük işkencesini çekmekteyim.. Sıcacık yatak bana herkesten daha fazla şey ifade ediyor, yani oradan kalkmazsam, hiç bir tarafım ağrımayacak biliyorum, üç çanta platinle dolaştığım için bir hayli değerlendim, bir de yağmur yağınca sızlamasalar? Yağmurlu havalarda yıldırım çarpıp kömür olur kalırım diye de eksik kafa fantezilerim oluyor. İç babam iç kas gevşetecileri, ardından ağrı kesicileri.. Ben bunlarla kafa buluyorum, diğerlerine henüz geçemedim, daha iyileri varmış narkotiğin peşine düştüğü alem yapan “Ünlüler”den biliyorum. Ünlü’y-müş-ler.. !!!! Ne yapayım ben sizin Ünlü’nüzü, kimsenin ne işine, ne dişine faydanız var!!!.. (Ünlü deyince benim aklıma hep türkçedeki ünlü harfler geliyor yıllardır bırakamadım bu kötü alışkanlığımı.)

Aylarca sol yanımın üzerinde uyudum, çok bi umutluyum artık sağ yanım da azıcık beni çekmeye başladı.. Yüzükoyun bile uyuyabiliyorum.. Yahu ne kadar lüksmüş bu, çok da keyifliymiş.. Bindiğim otobüslerde başıma bir şey gelecek diye de korkmaktan vazgeçtim.. O ani fren yapan ve birgün faciaya neden olacak kelle koltukta götüren “şöfer ali”ler.. (Kibariye’nin anası beni andı yine). Bir ara tırssınlar diye gözlerinin içine baka baka gerek olmadığı halde çarpraz askılarımla yanlarından geçerek koltuğuma oturdum, bir de “dur hareket etme, sakın sakatım ben diye de” bağırdım üstüne..

Birilerinin bana toslamasından korktum.. Yürürken ayağım kayar da düşerim diye kaygan zeminlerden kaçtım.. Asker tipi botlarım en güvenli koruyucum oldu. Nedir öyle topuklu giymek falan? Onca sene aldığım ayakkabılarım ne olacaksa, hangi aksiyonlarda kullanılacaksa..? Dizilerde en sinir olduğum şeylerden biri; yirmi punto ayakkabılarla katil kovalayan hatunlar.. Benim ayakkabıları aldığım mağazalarda mı bir sorun var, yoksa bunlar harbiden cambaz mı? Çok büyük ikilemlere sürükleniyorum. Yok anacım asker botlarımı seviyorum ben..

Kafamdan geçirdiğim kazakları tekrar tekrar çıkarmayayım diye geceleri onlarla uyudum, nasıl olsa çıkaracaktım, giyip çıkarma işlemini sabaha göre kısıtlayayım dedim.. Önceki gün giydiğimi sabah çıkardım, fazla can yanmalarına son verdim… Bir gram bir şey taşıyamaz haldeydim..

Solumu geliştirdim, solumla çok güzel çorba içebiliyorum..

Galiba ben iyileştim öyle görünüyor, arada sırada tatsızlık oluyor ama geçti gitti diyorum.. Altıdan fazla kırık!! E bunu becermek de benim marifetim oldu.. Trafik kazası geçirmeden sağ omzumu tuzla buz etmeyi başardım..!!!

Rekorlar kitabından teklif gelirse kabul etmeyi düşünmekteyim..

En sağlıklı günler sizlerin olsun, bu kemikler de biran önce kaynasın…

İlknur Kırbaş, 08.01.2012

6 Comments

Filed under YAZILARIM

6 responses to “Hasretle yandığım topraklarda ekili hasetleri biçecek gençliğim nerede…!!!

  1. zeynep kırbaş

    Canım benim,yeni öğrendim senin kazanı.Abimi aramıştım o söyledi.Bende telefon numaran da yok.O nedenle arayamadım seni.Çok ama çok üzüldüm.Geçte olsa,geçmiş olsun bitanem.Ben de 1 yıldır sağ omuz tendonu yırtığından çekiyorum.Aynı senin gibi uyuyamadım,yatamadım,sağ elimi kullanamadım. Hayat işte …Aman dikkatli olda bari kaynasın kemikler.Sevgiyle kal canım benim.

    • Halacığım.. Face’den bir şeyle ryazdım, inan pek kimse bilmiyor, geçene kadar sessiz kalmayı tercih ettim… Geçti gitti çok şükür.. Çok teşekkür ederim.. :))
      Çok öpüyorum seni..
      ilknur.

  2. En içten dualarımı gönderdiğimi bilesiniz.

  3. Uzun süredir uğrayamıyorum. Lütfen gönül koymayın. Kitaba yoğunlaştım. Herkesi dolaşıp bir selam göndereyim, unutulmadığınızı söyleyeyim istedim.
    🙂 Saygı ve sevgilerimle…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s